Köşe Yazıları

Suçlu kim?

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Doç. Dr. Yurdagül Atun 

Artık yazmaktan bıktığımız hakikat, kimseye kaçacak yer bırakmazken, kendilerini temize çıkarma çabasında lafı bitenler “KKTC üniversitelerinin eğitim kalitesi” hedef şaşırtmacasına bel bağlamış durumda.

Öykü bizim… İçinde hareli skandallar barındıran… Neresinden tutsanız tutun sapır sapır dökülen.

Günler boyu dosta düşmana ilan ettiğimiz üniversite mahreçli haberlerin her gün yeni bir boyutu yayımlanıyor. Yorumlar, ahkâmlar birbirini izliyor.

 Biz iliklerimize kadar işleyen “sen beni gör ben seni”ciliğin “sen beni satarsan ben de seni satarım”a evrilişine şahitlik ettiğimiz günlerde “üniversiteleri” canlı varlık ilan ederek suçu onlara yüklüyoruz.

Herkes sütten çıkma ak kaşık, diploma ve kayıt skandallarının suçlusu üniversiteler! Kimse demiyor ki, kardeşim içinde hak hukuk etik ahlak duygusu yoksa ister üniversitede çalış, ister kabzımal ol, ister eczacı, ister doktor, sen senliğini yapacaksın.

Benim esas üzüntüm ve uzun vadede korkum, KKTC üniversitelerinin itibar kaybına uğraması idi zira körün aradığı bir gözken, Allah iki göz birden verdi.

Sebebi malum. Rumlar KKTC’nin ekonomik olarak güçlenmesini istemediklerinden, ülkemizin iki lokomotif sektörü olan eğitimin yükselişe geçmesinden, öğrenci sayısının artmasından son derece rahatsız. Hatırlatalım; Güney Kıbrıs Eğitim ve Kültür Bakanları KKTC’deki üniversitelerin “yasadışı” olduğunu iddia ediyor, bu iddia tüm Rum yöneticilerce papağan gibi tekrar ediliyor, hazırladıkları  “çocuklarınız güvende değil” başlıklı bir metinlerle üniversite eğitimi için KKTC’yi tercih eden ülkelere ziyaretlerde bulunuyorlar. Bizden devşirdikleriyle “eğitim kalitesi” kısmını hallederken, ailelerin en hassas olduğu nokta olan “güvenlik” kısmını kendileri üstlenmiş durumda.

Neyse ki KKTC’nin son derece güvenli ve öğrenci dostu bir ülke olması ve öğrencilerin burayı çok sevmesi, bu karalamaları fos çıkardı. KKTC’deki, üniversite sayısının artıp, “Üniversiteler adası” olma yolunda hızla ilerlemesi Rumların ve buradaki temsilcilerinin canını çok sıksa da yapacak çok şey kalmamıştı.

Ta ki üniversitemizin birinde skandal patlayana kadar. Konu yargıda. Belli ki çok derinlere, hiç beklemediğimiz yerlere kadar uzanacak. Uzansın da. Kim yasadışı, haksız, hukuksuz iş yaptıysa cezasını çeksin.

Ama kurunun yanında yaş yanmasın, üniversitelerimizden mezun olan öğrencilerimizin diplomaları değersizleştirilmesin, “KKTC üniversitelerinde parayı veren diploma almıştır” algısı yaratılmasın. (Parayı veren yabancı öğrenci diploma alamaz çünkü denklik alırken KKTC’ye giriş çıkış muhaceret belgesini de ibraz etmek zorunda.)

***

KKTC üniversitelerinin eğitim kalitesini eleştirenlere de iki sözüm olacak: Yazı yazamayan, yazsa da okunmayan, hiçbir konuda fikir beyan edemeyen, anaokulu düzeyindeki temel konuları, eğitim alsın almasın herkesin bilebileceği genel kültür sorularını dahi cevaplayamayan çocuklar üniversiteye kadar nasıl gelebildi? Bu çocuklar yetkin olsun olmasın üniversiteye gelebiliyorsa suç üniversitelerin mi? Anaokulu, ilköğretim, lise niye sorumluluk almıyor, niye öğrencinin yazamamasının mental veya fiziksel bir sorundan kaynaklanacağı düşünülmemiş ve bu konuda adım atılmamış? Niye vasati bir zekadaki çocuğun cevaplayacağı soruya cevap alınmadığında alt sebepler araştırılmadan, sorunun nedeni bulunmadan çocuk mezun edilmiş? Bulunduysa niye sorun çözülmemiş?

Bir örnek vereyim. Bir derste münazara yapacağız. Konumuz internet özelinde sosyal mecraların yararı/zararı. Dersimiz “etkili iletişim” olduğu için sorunun, soruya verilen cevabın önemi yok. Önemli olan öğrencilerin kendilerini doğru kelimelerle ifade etmeleri, toplum içinde konuşabilme rahatlığına erişmeleri. Bir öğrencime soruyorum: “Ne düşünüyorsun?” Öğrencim bir önceki derste olmadığını, konuya çalışmadığını söylüyor. Ben çalışması gerekmediğini, sadece olumlu/olumsuz ne düşündüğünü, kendi fikrini merak ettiğimi söylüyorum, ısrarla “çalışmadım” diyor. Düşünmemiş, ezberle ilerlemiş, buraya kadar gelmiş.

Şunu ısrarla söyleyebilirim ki KKTC üniversiteleri eğitim kalitesi konusundaki eleştirileri asla hak etmiyor ve KKTC’den mezun olan yabancı öğrencilerimizin diplomaları analarının ak sütü kadar temiz. Şayet üniversite adı altında farklı faaliyetler gösteren varsa, sahte düzenlenmiş veya okula gitmeden alınmış diplomalarda kimin parmağı varsa hepsi çıkacak, KKTC’nin üniversiteler adası olma yönündeki çabalarına taş koyanlar avuçlarını yalayacak ve KKTC üniversiteleri çöplerinden temizlenerek daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Suçlu kim?

Doç. Dr. Yurdagül Atun 

Artık yazmaktan bıktığımız hakikat, kimseye kaçacak yer bırakmazken, kendilerini temize çıkarma çabasında lafı bitenler “KKTC üniversitelerinin eğitim kalitesi” hedef şaşırtmacasına bel bağlamış durumda.

Öykü bizim… İçinde hareli skandallar barındıran… Neresinden tutsanız tutun sapır sapır dökülen.

Günler boyu dosta düşmana ilan ettiğimiz üniversite mahreçli haberlerin her gün yeni bir boyutu yayımlanıyor. Yorumlar, ahkâmlar birbirini izliyor.

 Biz iliklerimize kadar işleyen “sen beni gör ben seni”ciliğin “sen beni satarsan ben de seni satarım”a evrilişine şahitlik ettiğimiz günlerde “üniversiteleri” canlı varlık ilan ederek suçu onlara yüklüyoruz.

Herkes sütten çıkma ak kaşık, diploma ve kayıt skandallarının suçlusu üniversiteler! Kimse demiyor ki, kardeşim içinde hak hukuk etik ahlak duygusu yoksa ister üniversitede çalış, ister kabzımal ol, ister eczacı, ister doktor, sen senliğini yapacaksın.

Benim esas üzüntüm ve uzun vadede korkum, KKTC üniversitelerinin itibar kaybına uğraması idi zira körün aradığı bir gözken, Allah iki göz birden verdi.

Sebebi malum. Rumlar KKTC’nin ekonomik olarak güçlenmesini istemediklerinden, ülkemizin iki lokomotif sektörü olan eğitimin yükselişe geçmesinden, öğrenci sayısının artmasından son derece rahatsız. Hatırlatalım; Güney Kıbrıs Eğitim ve Kültür Bakanları KKTC’deki üniversitelerin “yasadışı” olduğunu iddia ediyor, bu iddia tüm Rum yöneticilerce papağan gibi tekrar ediliyor, hazırladıkları  “çocuklarınız güvende değil” başlıklı bir metinlerle üniversite eğitimi için KKTC’yi tercih eden ülkelere ziyaretlerde bulunuyorlar. Bizden devşirdikleriyle “eğitim kalitesi” kısmını hallederken, ailelerin en hassas olduğu nokta olan “güvenlik” kısmını kendileri üstlenmiş durumda.

Neyse ki KKTC’nin son derece güvenli ve öğrenci dostu bir ülke olması ve öğrencilerin burayı çok sevmesi, bu karalamaları fos çıkardı. KKTC’deki, üniversite sayısının artıp, “Üniversiteler adası” olma yolunda hızla ilerlemesi Rumların ve buradaki temsilcilerinin canını çok sıksa da yapacak çok şey kalmamıştı.

Ta ki üniversitemizin birinde skandal patlayana kadar. Konu yargıda. Belli ki çok derinlere, hiç beklemediğimiz yerlere kadar uzanacak. Uzansın da. Kim yasadışı, haksız, hukuksuz iş yaptıysa cezasını çeksin.

Ama kurunun yanında yaş yanmasın, üniversitelerimizden mezun olan öğrencilerimizin diplomaları değersizleştirilmesin, “KKTC üniversitelerinde parayı veren diploma almıştır” algısı yaratılmasın. (Parayı veren yabancı öğrenci diploma alamaz çünkü denklik alırken KKTC’ye giriş çıkış muhaceret belgesini de ibraz etmek zorunda.)

***

KKTC üniversitelerinin eğitim kalitesini eleştirenlere de iki sözüm olacak: Yazı yazamayan, yazsa da okunmayan, hiçbir konuda fikir beyan edemeyen, anaokulu düzeyindeki temel konuları, eğitim alsın almasın herkesin bilebileceği genel kültür sorularını dahi cevaplayamayan çocuklar üniversiteye kadar nasıl gelebildi? Bu çocuklar yetkin olsun olmasın üniversiteye gelebiliyorsa suç üniversitelerin mi? Anaokulu, ilköğretim, lise niye sorumluluk almıyor, niye öğrencinin yazamamasının mental veya fiziksel bir sorundan kaynaklanacağı düşünülmemiş ve bu konuda adım atılmamış? Niye vasati bir zekadaki çocuğun cevaplayacağı soruya cevap alınmadığında alt sebepler araştırılmadan, sorunun nedeni bulunmadan çocuk mezun edilmiş? Bulunduysa niye sorun çözülmemiş?

Bir örnek vereyim. Bir derste münazara yapacağız. Konumuz internet özelinde sosyal mecraların yararı/zararı. Dersimiz “etkili iletişim” olduğu için sorunun, soruya verilen cevabın önemi yok. Önemli olan öğrencilerin kendilerini doğru kelimelerle ifade etmeleri, toplum içinde konuşabilme rahatlığına erişmeleri. Bir öğrencime soruyorum: “Ne düşünüyorsun?” Öğrencim bir önceki derste olmadığını, konuya çalışmadığını söylüyor. Ben çalışması gerekmediğini, sadece olumlu/olumsuz ne düşündüğünü, kendi fikrini merak ettiğimi söylüyorum, ısrarla “çalışmadım” diyor. Düşünmemiş, ezberle ilerlemiş, buraya kadar gelmiş.

Şunu ısrarla söyleyebilirim ki KKTC üniversiteleri eğitim kalitesi konusundaki eleştirileri asla hak etmiyor ve KKTC’den mezun olan yabancı öğrencilerimizin diplomaları analarının ak sütü kadar temiz. Şayet üniversite adı altında farklı faaliyetler gösteren varsa, sahte düzenlenmiş veya okula gitmeden alınmış diplomalarda kimin parmağı varsa hepsi çıkacak, KKTC’nin üniversiteler adası olma yönündeki çabalarına taş koyanlar avuçlarını yalayacak ve KKTC üniversiteleri çöplerinden temizlenerek daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın